DÖNEM 2

KOMİTE 5

FİZYOLOJİ

UYKU FİZYOLOJİSİ

  • Kişinin duysal veya diğer uyaranlarla uyanabileceği bilinçsizlik durumuna uyku adı verilir. Uykunun iki dönemi vardır.
  • Yavaş dalga uykusu (NREM,non-REM)
  • REM uykusu (rapid eye movements) paradoksal uyku,desenkronize uyku.
  • Uykunun büyük bölümü yavaş dalga uykusunda geçer. REM uykusu uyku boyunca periyodik olarak ortaya çıkar . REM uykusu 90 dk'da bir tekrarlanır.
  • REMuykusu genç erişkinde uyku süresinin %25'ini oluşturur.

YAVAŞ DALGA UYKUSU

  • Sağlıklı bir erişkin uykuya NREM evresi ile girer.
  • Beyin dalgaları çok yavaşladığı için bu ismi alır.
  • Periferik damar tonusunda ve vejetatif vücut işlevlerinde azalmayla karakterizedir. Bazal metabolizmada %10-30 azalma olur.
  • Düşsüz uyku olarak da adlandırılır ama bu doğru değildir . sadece görülen rüyaların hatırlanma olasılığı azdır.
  • Bunun istisnası gece kabuslarıdır. Bu karabasanlar 3. ve 4. evrelerde olur.
  • uyku da konuşma ve gezme yavaş dalga uykusu sırasında olur.
  • NREM uykusu 4 evreye ayrılır.
  • Evre1--> Yavaş dalga uykusunun ilk dönemlerinde EEG'de 4-7 Hz frekanslı teta dalgaları görülür.
  • Evre2-->Uyku iğcikleri(uyku dikenleri) ve K kompleksleri görülür.
  • Evre3--> Delta ritmi görülür.
  • Evre4-->EEG dalgaları daha da genişler. yaş ilerledikçe evre 4'ün süresi azalır ve daha ileri yaşlarda tamamen ortadan kalkar.

REM UYKUSU

  • REM uykusu dönemleri,uyku boyunca periyodik olarak 4-6 defa ortaya çıkar. Genç erişkinlerde 90 dk da bir ortaya çıkar.
  • Erişkinlerde toplam uyku süresinin %25'ini kapsar ve uzun süre bu seviyede plato yapar.
  • REM uykusu pek sakin değildir ve düşlerle bağlantılıdır.
  • Tüm vücutta kas tonusu son derece azalmıştır. Kalp ve solunum hızı düzensizleşir. Hızlı göz hareketleri oluşur.
  • Beyin REM uykusunda yüksek bir aktivasyon gösterir. EEG uyanık dururmdakine benzer (desenkronizasyon). Yani beta benzeri hızlı frekans ve düşük voltaj vardır.
  • REM uykusu öğrenme ve hafıza süreçlerinde önemlidir.
  • REM uykusunda ponstaki kolinerjik nöronlardan başlayan ve önce lateral genikulat cisme ,oradan da oksipital kortekse ulaşan geniş fazik potansiyeller bulunur. Bu potansiyellere, pontogenikulo-oksipital (PGO) diken adı verilmektedir.
  • REM uykusu sırasında pontin alan ,amigdala,singulat girusta ve görsel asosiasyon alanlarında aktivite artışı olurken,prefrontal,pariyetal ve primer görme korteksinde aktivite azalmaktadır.

UYKUYA YOL AÇAN SSS ALANLARI

  • Rafe Çekirdekleri: Bu bölgenin uyarılması doğal uykuya çok benzeyen bir uykuya neden olur.
  • Bu bölge nöronları çoğunlukla serotonin salgılarlar.
  • Nuc. tractus solitariustaki bazı alanların uyarılması uykuya neden olur.
  • Diencephalondaki bazı alanlar(hipotalamusun rostral kısmı özellikle suprakiazmatik alan , talamusun yaygın çekirdeklerindeki bazı alanlar) uyarıldıklarında uykuya neden olurlar.
  • Retiküler aktive edici sistemin uyarılması ise uyanıklığa neden olur.

UYKUNUN NÖROTRANSMİTTERLERİ

  • Uykuda serotonin,noradrenalin,dopamin ve asetilkolinin etkili olduğu bilinmektedir.
  • Asetilkolin etkisini taklit eden ilaçların kullanımı REM uykusunun ortaya çıkışını arttırmaktadır.
  • GABA artışı uykuya ,histamin artışı ise uyanıklığa neden olur. Artmış GABA ve azalmış histamin salgısı NREM uykusunu arttırmaktadır.
  • Uyku ve uyanıklık döngüsünü kontrol eden nörokimyasal mekanizmalarla ilgili öne sürülen modellemelerden birisinde uyanıklık ve REM uykusu iki uç nokta olarak değerlendirilmiştir.
  • Buna göre:
  • Noradrenalin (lokus seruleusta) ve serotonin (rafe çekirdeklerinde ) içeren nöronların aktivitesi baskın iken pontin retiküler formasyonun asetilkolin nöronlarında aktivite azalmaktadır. Bu durum uyanıklığa neden olmaktadır
  • Bu durumun tam tersi olduğunda ise REM uykusu ortaya çıkmaktadır.
  • Aminerjik ve kolinerjik nöronlar dengede olduğunda ise NREM uykusu olmaktadır.
  • Hipotalamik nöronlardan salgılanan oreksin anlatılan uyku-uyanıklık dögülerinde düzenleyici rol oynamaktadır.
  • Anlatılan bu modele karşın ,rafe çekirdeklerinden salgılanan serotoninin uykuya neden olduğunu ileri süren kaynaklar da bulunmaktadır.
  • Narkolepsi: Gündüz karşı konulmaz uyku isteği,istemli kas tonusunda ani kayıpla (kataplrksi)karakterizedir.
  • MHC sınıf II proteinlerle yakın ilgisi vardır. Bu hastalarda oreksin(hipokretin)salgılayan nöronların sayısında azalma vardır.
  • Oreksin salgılayan nöronlar uyanıkken en aktif durumdadır . Buna karşın,bu nöronlar NREM ve REM uykusunda neredeyse tamamen inaktiftir.

Büşra AKGÖZ

4 Mayıs 2021